Buzulların Arasunda İki Hafta
doga

Buzulların Arasunda İki Hafta

Mustafa25 Temmuz 2026 · 2 dk okuma
0 0
Akshayuk amerika 25 Temmuz 2026

Auyuittuq Millî Parkı’ndaki Akshayuk Geçidi, kuzey kıyısındaki Qikiqtarjuaq’tan Pangnirtung Fiyordu’na kadar yaklaşık 97 kilometre uzanıyor. Neredeyse iki hafta boyunca vadilerden, nehir yataklarından ve buzulların kıyısından ilerlediğim bu rota, şimdiye kadar çıktığım en zorlu ve en etkileyici yolculuklardan biriydi.

Parkura güneyden ya da kuzeyden başlamak mümkün. Biz yürüyüşe parkın kuzeyinden başladık. Rehberlerimiz ve ekibimizle birlikte Twin Otter tipi küçük bir uçakla Qikiqtarjuaq’a ulaştık. Ardından tekneyle parkurun başlangıç noktasına geçtik.

Karaya adım attığım anda kendimi uçsuz bucaksız tundra düzlüklerinin ve yükselen granit duvarların arasında buldum. İlk günlerde çoğunlukla buzulların şekillendirdiği U biçimli vadilerde yürüdük. Önümüze çıkan dondurucu nehirleri ise ekip hâlinde geçmek zorundaydık. Suyun gücü ve soğuğu karşısında tek başına hareket etmenin ne kadar tehlikeli olabileceğini burada çok net anladım.

Bu rotada grupla yolculuk yapmak yalnızca keyifli değil, aynı zamanda hayati önem taşıyor.

Geçidin içlerine ilerledikçe parkur giderek zorlaşmaya başladı. Önce Mount Asgard’ın büyüleyici manzarası karşımıza çıktı. Ardından, dünyanın en yüksek kesintisiz dikey kaya yüzlerinden birine sahip olan Mount Thor’un eteklerine doğru yürüdük.

Bu bölgede arazi; dev kayalar, buzul taşları, morenler ve engebeli tundra yüzeyleriyle kaplıydı. Her adımı dikkatle atmak gerekiyordu. Daha güneye indiğimizde doğa yeniden değişmeye başladı. Buzul kalıntıları geride kaldı, nehir ovaları genişledi ve vadi kıyıya doğru açıldı.

Akşam olduğunda çadır kuracak uygun bir yer bulmak bile başlı başına bir mücadeleydi. Tundranın arasında yalnızca küçük ve nispeten düz alanlara kamp kurabiliyorduk. Ancak çadırdan çıktığımda karşılaştığım sessizlik ve manzara, günün bütün yorgunluğunu unutturuyordu.

Parkurun son bölümünde vadi, Pangnirtung Fiyordu’nda okyanusla birleşiyor. Günler boyunca yerleşimden ve modern dünyanın sesinden uzakta kaldıktan sonra bizi Pangnirtung köyüne götürecek teknenin kıyıya yaklaşmasını izlemek tarif edilmesi zor bir duyguydu.

Pangnirtung’a vardığımızda dinlendik, ısındık ve yaklaşık iki hafta süren geçişimizi kutladık. Dünyanın en el değmemiş vahşi doğa koridorlarından birini yürüyerek geçmiştik.

Benim için bu yalnızca bir trekking rotası değildi. Doğanın karşısında ne kadar küçük olduğumu, ekip olmanın değerini ve sınırlarımın düşündüğümden çok daha ileride bulunduğunu gösteren gerçek bir keşif yolculuğuydu.

Kelimenin tam anlamıyla bir keşif seferiydi.

Bu yazıyı puanla
Henüz değerlendiren yok

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.